Anti Alerjik Tedavi

Anti-alerjik diş tedavisi; restoratif süreçlerde kullanılan geleneksel metal alaşımlarının (nikel, krom, kobalt) ağız içi mukozada ve sistemik dolaşımda yarattığı "galvanik akım" veya sitotoksik etkileri bertaraf eden, %100 biyouyumlu seramik ve polimer bazlı materyal mühendisliğidir. Bu yaklaşım, bağışıklık sistemini tetiklemeyen moleküler düzeyde stabil bileşenlerle ağız sağlığını koruyan holistik bir tedavi disiplinidir.

Tedavi Süreci:

Hassasiyet Analizi: Hastanın tıbbi geçmişi incelenir; varsa mevcut metal alerjileri (nikel, krom, kobalt vb.) ve ağız içi doku tepkimeleri değerlendirilir.

Materyal Seçimi: Kişinin biyolojik yapısına en uygun, doku dostu (zirkonyum, E-max veya kristal yapılı seramikler) materyaller belirlenir.

Dijital Ölçü ve Tasarım: Ağız içi tarayıcılar ile alınan dijital veriler, bilgisayar destekli (CAD/CAM) sistemlerle işlenerek, metal altyapı gerektirmeyen dayanıklı yapılar tasarlanır.

Biyouyumlu Uygulama: Tasarlanan restorasyonlar, diş etine ve çevre dokulara zarar vermeyen özel yapıştırıcı ajanlar kullanılarak yerleştirilir.

Doku Takibi: Tedavi sonrası diş eti adaptasyonu ve sistemik yanıtlar kontrol edilerek, alerji riskinin tamamen elimine edildiği doğrulanır.

Fayda ve Avantajlar:

Biyolojik Uyumluluk: Kullanılan materyaller vücut tarafından "yabancı madde" olarak algılanmaz, bu sayede bağışıklık sistemi tetiklenmez.

Diş Eti Sağlığı: Metal altyapılı porselenlerde görülen diş eti kenarındaki gri/mor renklenmeler oluşmaz; diş etleri doğal pembe formunu korur.

Tat Duyusu Korunması: Ağızda oluşan metalik tat ve elektriksel akım (galvanik akım) hissi tamamen ortadan kalkar.

Estetik Doğallık: Metalsiz yapılar, ışığı doğal diş gibi geçirdiği için yapay görünümden uzak, şeffaf ve canlı bir estetik sunar.

WhatsApp
Ara
Mesaj
Yol Tarifi